ANALATİK DÜŞÜNME VE
MATEMATİK
Bazı araştırmacılar bilgiyi rasyonel ve sezgisel olmak üzere
ikiye ayırır. Rasyonel (akla dayanan) bilgi sözeldir ve sistematiktir, bilimsel
düşünme ise temelde rasyoneldir. Rasyonel bilgi sol yarımkürede oluşur.
Sezgisel bilgi ise sözel olmayan, ani algılamalardır ve sağ yarımkürede oluşur.
Sağ beyin sezgisel düşünmeyi organize ettiği gibi aynı zamanda tümdengelim
tarzda düşünmeyi, sentezci düşünmeyi de organize eder. Yoğun olarak sağ beyni
tarafından yönetilenler herhangi bir olguya bütünsel yaklaşır, parçaları
bütünmüş gibi algılarlar. Detaylarla ilgilenmedikleri için de önemli olguları
kaçırabilirler ve bu nedenle problem çözmede zorlanabilirler. Ayrıntıları
düşünmeyi gerektiren durumlarda, özellikle ezberciliği ve ayrıntıları
vurgulayan geleneksel eğitim düzeninde başarılı olamazlar. Çabuk sonuca gitmeyi
gerektiren işlerde iş bitirici özelliği ile puan toplarlar. Sezgisel düşünen
birey hipotezlere hemen yaklaşarak, fikir kombinasyonlarını şans eseri
bulabilir ancak her zaman sezgisel sıçramalar doğru sonuçlara götürmez. Hızlı
bir düşünsel işlem olduğu için hata yapma olasılığı yüksektir ve bu açıdan
sistematik, bilimsel yollar kullanılarak kontrol edilmesi gerekir. Buna
karşılık sol beyin okuma, konuşma, dil ile ilgili anlama ve organizasyonları
gerçekleştirir. Yoğun olarak sol beyni tarafından yönetilenler, tümevarım
tarzda düşünmeyi tercih ederler.Parçalar ve ayrıntılarla ilgilenirler. Bütünün
parçalarını kolayca algılarlar ve bütünü parçalarına ayırabilirler.Düşünürken daha
yavaştırlar, fakat daha dikkatlidirler. Bu nedenle de daha az yanlış yaparlar.
Detaylara dikkatini çok iyi verdikleri için çok başarılı organizasyonlar
yaparlar. Dikkatlerini bütüne vermeyi gerektiren durumlarda başarılı olamazlar
çünkü ayrıntılarla uğraşırken ana temayı kaçırırlar. Yukarıda anlatılanlar
bireyleri düşünme becerileri açısından, şu veya bu kefeye koyduğumuz anlamına
gelmemelidir. Beyin bir görevi yerine getirirken, o görevin özelliğine göre sağ
veya sol yarı küreyi ağırlıklı olarak kullandığını deneyler göstermiştir. Ancak
görevi üstlenen yarım küre diğer yarım küreyle iletişim halindedir ve bir bütün
olarak çalışma eğilimindedir. Dilbilimci Healy “Çocuklar beynin bütünüyle öğrenir ve beyin,
işbirliğini çatışmaya tercih eder” der. Bu nedenle bireyin sezgisel
düşündüğünde sol yarım kürenin devre dışı kaldığını söyleyemeyiz. Önemli olan
ve istenen bireyin beynin her iki yarım küresini birlikte, etkin bir şekilde
kullanabilmesi ve her ikisi arasında gerekli bağlantıları kurabilmesidir.
Düşünme tarzları ve beynin lokalizasyonları ilişkisi ışığında uzmanlar
Matematik öğrenmede de iki tip kişilikten bahsederler: Birincisi, sol beyin
tarafından yönetilenler. Bu kişiler akılcı-mantıksal düşünme tarzına bağlı
oldukları için bir tek metoda ve adım adım izlenecek çözüm basamaklarına
konsantre olarak problemi çözerler. Hesaplamalarda kağıt kalem kullanmayı
tercih ederler. Sonuca ulaştıktan sonra ise sağlama işlemi yapmaktan
hoşlanmazlar. Nitelik ve nicelikle ilgili işlemlerde iyidirler. Sayma, toplama,
çarpma gibi işlemler gerektiren hesaplamalarda gerekli işlem sıralarını takip
etmede başarılıdırlar. Sağ beyin tarafından yönetilenler ise, problemlere
bütünsel bakarlar ve çözüme bütünsel yaklaşırlar. Tahmini cevaplara ulaştıracak
yolları denemeyi, akıldan hesaplamalar yapmayı, problemlerde aynı sonuca
ulaştırabilecek çeşitli metotlara esnek bir şekilde yaklaşmayı tercih ederler.
Sezgisel düşünenler ise sağlamalardan zevk alırlar, bir cevap bulduktan sonra
da geriye dönüş yaparak farklı yolları denerler. Gerçek yaşam problemlerinin
çözümünde yaratıcı ve hızlıdırlar .
Prof. Dr. Beyhan ASMA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder