ÂŞIK VEYSEL VE AŞK
ÜZERİNE
Üç
harften oluşan, kısacık bir sözcük dilimizde... Bu denli kısa olup da,
söylendiğinde, okunduğunda ya da duyulduğunda insanın dikkatini çeken, içinde
bir şeyleri kıpırdatan... Bu denli kısa olup da, uğrunda ölünen, öldürülen, kişiyi
yemeden içmeden kesen ya da deli olunan bir durumu anlatan kaç sözcük vardır
ki... Eğer aşk, salt bir sözcük olsaydı; yaşanan bir gerçekliğe delalet
etmeseydi, bu kadar bizi ilgilendiren ve etkili bir kavram olabilir miydi
ki...Aşk her toplumda vardır ama yaşanış renkleri farklıdır. Bunların
renklerini birbirinden ayıran ise, bireylerin içerisinde yaşadığı toplumsal,
kültürel koşullar, bireylerin yetişme tarzları ve çocukluk yaşantıları, kişilik
özellikleri, değerleri ve tercihleridir. Edebiyat ve güncel anlamda,
aşkın yüzlerce, binlerce tanımı yapılmıştır ve gelecekte de yenileri
eklenecektir bunlara. Keza yine aşkı konu alan binlerle ifade edilecek şiirler,
öyküler, romanlar yazılmış; oyunlar sahnelenmiş, türküler yakılmış, şarkılar
söylenmiştir. Ressamlar, ellerinde fırçaları ve paletlerindeki renklerle,
tuvale aksettirmeye yeltenmişlerdir onu.
Aşık Veysel’in aşk’ı bir varlık olarak ele alıp,
“aşk nedir” sorusunu yanıtlamaya, onun niteliğini ortaya koymaya ve belirlemeye
girişmiş türkülerinde. Bunlardan bazıları makaleler halinde yazılmış, bazıları
daha kapsamlı çalışmalar haline dönüştürülmüştür. İster bilimsel, ister
sanatsal, isterse felsefi anlamda ele alınsın, aşkı bir varlık, bir olgu olarak
gören ve belirlemeye yönelen her girişimin, her çalışmanın temelinde, buna
girişen bireyin, Âşık Veysel gibi, kendi öznel, deneyimleri ya da
deneyimsizlikleri; anlamlandırmaları, yanılsamaları, hayalleri; içerisinde
yaşadığı koşullardaki tercihlerini hem kendisi hem de diğerleri nezdinde
meşrulaştırma çabaları vardır. Bu çaba, kendilerinin, yani öznelliklerinin
paranteze alındığı, hatta sanki hiç yokmuş gibi algılanmasına olanak veren
genelleşen belirleme ve önermelerde bulur ifadesini... Yapılan tanımlarda daha
da belirgindir bu özellik... Bundan dolayı yapılan her genelleme öznelliği aşma
yada gizleme çabasıdır Aşık Veysel’in türkülerinde. Çünkü bilinmesini,
sorgulanmasını, alenileşmesini istemez kendi yaşantısının...
Aşık Veysel’in aşk’ı bir varlık olarak ele alıp,
“aşk nedir” sorusunu yanıtlamaya, onun niteliğini ortaya koymaya ve belirlemeye
girişmiş türkülerinde. Bunlardan bazıları makaleler halinde yazılmış, bazıları
daha kapsamlı çalışmalar haline dönüştürülmüştür. İster bilimsel, ister
sanatsal, isterse felsefi anlamda ele alınsın, aşkı bir varlık, bir olgu olarak
gören ve belirlemeye yönelen her girişimin, her çalışmanın temelinde, buna
girişen bireyin, Âşık Veysel gibi, kendi öznel, deneyimleri ya da
deneyimsizlikleri; anlamlandırmaları, yanılsamaları, hayalleri; içerisinde
yaşadığı koşullardaki tercihlerini hem kendisi hem de diğerleri nezdinde
meşrulaştırma çabaları vardır. Bu çaba, kendilerinin, yani öznelliklerinin
paranteze alındığı, hatta sanki hiç yokmuş gibi algılanmasına olanak veren
genelleşen belirleme ve önermelerde bulur ifadesini... Yapılan tanımlarda daha
da belirgindir bu özellik... Bundan dolayı yapılan her genelleme öznelliği aşma
yada gizleme çabasıdır Aşık Veysel’in türkülerinde. Çünkü bilinmesini,
sorgulanmasını, alenileşmesini istemez kendi yaşantısının...
Güzelliğin on
par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa
Tabirin sığmaz kaleme
Derdin dermandır yareme
İsmin yayılmaz aleme
Aşıklarda meşk olmasa
Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi
Koyun kurt ile gezerdi
Fikir başka başk'olmasa
Güzel yüzün görülmezdi
Bu aşk bende dirilmezdi
Güle kıymet verilmezdi
Aşık ve maşuk olmasa
Senden aldım bu feryadı
Bu imiş dünyanın tadı
Anılmazdı VEYSEL adı
O sana aşık olmasa.
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa
Tabirin sığmaz kaleme
Derdin dermandır yareme
İsmin yayılmaz aleme
Aşıklarda meşk olmasa
Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi
Koyun kurt ile gezerdi
Fikir başka başk'olmasa
Güzel yüzün görülmezdi
Bu aşk bende dirilmezdi
Güle kıymet verilmezdi
Aşık ve maşuk olmasa
Senden aldım bu feryadı
Bu imiş dünyanın tadı
Anılmazdı VEYSEL adı
O sana aşık olmasa.
Prof. Dr. Beyhan ASMA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder